Ruhsal Uyanışın Karanlık Yüzü: Aydınlandım Ama Faturayı Kim Ödeyecek?


      Selam sevgili ruh yolcusu! Hani ruhsal uyanış diye bir şey var ya, sana sürekli "aa enlightenment canım, zihin açılıyor, frekanslar falan" diye allayıp pullayıp anlatırlar. Ama kimse çıkıp da "kanka bunun karanlık bir tarafı var, bence bir düşün" demez. Neyse, hazır konuşuyoruz, gel beni dinle.           

      Öncelikle, ruhsal uyanış başladığında o ilk "aa evrenin sırrını anladım" anları gerçekten hız treninde fotoğraf çekilirken yüzüne esen rüzgar kadar keyifli. Ama sonra o tren birden karanlık bir tünele giriyor. Kendini içine kapanmış, "dış dünya simülasyonmuş ya zaten, neyi ciddiye alıyoruz" diye pencereden boş boş bakarken buluyorsun. Bu sırada arkadaşların "Film mi izleyelim?" diyor, sen "Filmler zaten ilüzyon kardeşim" diye kekelemekle meşgulsün. İşte bu karanlık yüz; çünkü bir noktada, dünyanın tüm saçmalığını görmeye başlıyorsun. Kahkahalarla güldüğün sitcom sahneleri artık seni tatmin etmiyor çünkü "evet, bu komik ama hepimiz bir hologram mıydık ya?" diye düşünüp kendini başka bir boyuta park etmeye çalışıyorsun. Çevrede yalnızlıktan dem vururken, duygusal bir araf içinde sıkışıp kalıyorsun. Çünkü ruhen level atlamak havalı ama yalnız takılmak hiç de eğlenceli değil sevgili evren kaşifi. Bir diğer sıkıntı da bu uyanışın yan etkileri! Mesela kimse senin yeni aydınlanmış algılarınla ilgilenmiyor. "Kanka dur şunu anlatacağım, kuantum rezonanstan bahsedeceğim" dediğinde herkes kahvesini alıp sessizce uzaklaşmaya başlıyor. Çünkü kimseye durduk yere ruhun ölümsüzlüğünden bahsedemezsin, bu bir sosyal gerçek.

      Sonuç? Dostum, o ruhsal uyanış dediğimiz şey bazen karanlık bir mağaraya girmek gibi. Ama gene de güzelliği burada değil mi? O mağarada elbet bir ateş yakarsın, hem karanlığı hem de aydınlığı kabullenirsin. Ama yine de ara sıra Netflix aç, biraz dizi izle. Ruhsal uyanış bile bazen ara vermeli, kafayı dinlemeli. Çok düşünmek makineyi bozar, unutma!



Yorumlar

Popüler Yayınlar